Küresel piyasalarda haftanın en kritik gündem başlıkları, ABD’de 10 Haziran 2026 Çarşamba günü açıklanacak mayıs ayı enflasyon verisi ile Avrupa Merkez Bankası’nın 11 Haziran 2026 Perşembe günü duyuracağı faiz kararı oldu. Yatırımcılar, bu iki gelişmenin yalnızca merkez bankalarının kısa vadeli yönünü değil, aynı zamanda hisse senetleri, tahvil faizleri, dolar endeksi ve gelişen ülke varlıkları üzerinde de belirleyici olabileceğini düşünüyor.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun resmi takvimine göre mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi verisi Washington saatiyle sabah 08.30’da yayımlanacak. Bu veri, Amerikan ekonomisinde fiyat baskılarının hız kesip kesmediğine dair en güncel sinyali verecek. Özellikle son aylarda enflasyonun hedefe dönüş hızına ilişkin soru işaretleri arttığı için, açıklanacak rakamların Fed’in sonraki toplantılarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
Piyasaların elindeki son resmi tablo nisan ayına ait. BLS verilerine göre tüketici fiyat endeksi nisanda aylık bazda yüzde 0,6 yükseldi, yıllık enflasyon ise yüzde 3,8 olarak kaydedildi. Gıda ve enerji hariç çekirdek endeksin yıllık bazda yüzde 2,8 seviyesinde kalması, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. Özellikle enerji, barınma ve ulaştırma kalemlerindeki hareket, enflasyonun iniş sürecinin düz bir çizgide ilerlemediğine işaret ediyor.
İstihdam cephesindeki son veriler de bu tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. ABD’de tarım dışı istihdamın mayısta 172 bin artması ve işsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesinde bulunması, ekonomide tam anlamıyla sert bir yavaşlamaya işaret etmiyor. Bu nedenle yatırımcılar, enflasyonun beklenenden güçlü gelmesi halinde Fed’in faiz indirimine ilişkin zamanlamanın daha da ötelenebileceğini hesaplıyor. Tersine, daha yumuşak bir veri seti tahvil piyasasında rahatlama yaratabilir.
Avrupa tarafında ise dikkatler Avrupa Merkez Bankası’nın 11 Haziran’daki para politikası kararına çevrilmiş durumda. ECB takvimine göre karar aynı gün saat 14.15 CET’te açıklanacak, ardından 14.45 CET’te Başkan Christine Lagarde basın toplantısı düzenleyecek. Piyasalarda sadece faiz oranlarının seviyesi değil, karar metninin tonu ve Lagarde’ın ekonomik görünüme ilişkin vereceği sinyaller de yakından izlenecek.
ECB, 30 Nisan 2026 tarihli son toplantısında üç temel faiz oranını sabit bırakmıştı. Banka, mevduat faizini yüzde 2,00, ana refinansman faizini yüzde 2,15 ve marjinal borç verme faizini yüzde 2,40 seviyesinde tutarken, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ve büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını vurgulamıştı. Aynı açıklamada kararların veriye bağlı ve toplantıdan toplantıya alınacağı belirtilmişti. Bu çerçeve, haziran toplantısını piyasa açısından daha hassas hale getiriyor.
Wall Street açısından bu hafta özellikle iki gün öne çıkıyor. Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisi, New York piyasalarında teknoloji hisselerinden banka kâğıtlarına kadar geniş bir alanı etkileyebilir. Perşembe günü gelecek ECB kararı ise küresel risk iştahını yeniden ayarlayarak ABD işlemlerine ikinci bir yön verebilir. New York merkezli yatırımcılar için mesele yalnızca Amerikan verisinin sonucu değil; Avrupa’dan gelecek tonlamanın dolar, euro ve küresel fon akımları üzerindeki etkisi de olacak.
Bu nedenle önümüzdeki 48 saat, piyasalar için sıradan bir veri takvimi haftasından daha büyük anlam taşıyor. ABD’de enflasyon beklentileri, Avrupa’da para politikası mesajları ve küresel büyüme tartışmaları aynı zaman diliminde fiyatlanacak. Sonuç olarak yatırımcıların odağı, sadece rakamların kendisinde değil, bu rakamların merkez bankalarının sonraki adımlarına nasıl tercüme edileceğinde toplanmış durumda.





