İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hazine (TIC) verisi: Mart 2026’da ABD varlıklarına net sermaye girişi 150,7 milyar dolar

ABD Hazine Bakanlığı, Mart 2026 dönemine ilişkin Treasury International Capital (TIC) verilerini yayımladı. 18 Mayıs 2026 tarihli basın notuna göre, Mart ayında uzun vadeli menkul kıymet işlemleri, kısa vadeli ABD menkul kıymetleri ve bankacılık akımlarının toplamı, 150,7 milyar dolarlık net TIC sermaye girişine işaret etti.

TIC verileri, yabancı yatırımcıların ABD varlıklarına ilgisini izlemek için piyasalarda yakından takip edilen göstergelerden biri. Özellikle Hazine tahvilleri, şirket tahvilleri ve hisse senetleri gibi kalemlerde net alım-satım dengesi, dolar likiditesi ve ABD finansman koşulları hakkında sinyal verdiği düşünülüyor.

Hazine’nin notuna göre Mart ayında yabancıların uzun vadeli ABD menkul kıymetlerindeki net alımları 96,5 milyar dolar oldu. Aynı metinde özel sektör kaynaklı net girişlerin daha yüksek seyrettiği, resmi kurumlar kaynaklı akımların ise farklı yönde hareket edebildiği belirtiliyor.

Veriler aynı zamanda ABD yerleşiklerinin uzun vadeli yabancı menkul kıymetlerde net alımları olduğunu ve bankaların yabancı yerleşiklere karşı dolar cinsi net yükümlülüklerinde artış görüldüğünü de kaydediyor. Bu ayrıntılar, uluslararası sermaye hareketlerinin yalnızca tek bir varlık sınıfıyla sınırlı olmadığını; menkul kıymetler, kısa vadeli araçlar ve bankacılık kanalları üzerinden birlikte okunması gerektiğini gösteriyor.

New York açısından TIC verileri ayrı bir önem taşıyor. ABD’nin finans merkezi olan kentte bankalar, aracı kurumlar ve varlık yönetimi şirketleri, küresel portföy akımlarındaki değişimleri doğrudan hissediyor. Yabancı talebin güçlü seyrettiği dönemlerde tahvil piyasasında fiyatlama dinamikleri değişebilir; zayıfladığı dönemlerde ise finansman maliyetleri ve risk primi tartışmaları daha görünür hale gelebilir.

Ekonomistler, TIC verilerinin yorumunda dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Hazine de notunda, verilerin ‘saklama/emanet (custodial)’ kayıtlarına dayandığını ve menkul kıymetlerin üçüncü ülkelerde saklanması gibi nedenlerle ülke bazlı gerçek sahipliğin tam yansımayabileceğini vurguluyor. Bu nedenle veri, genel yönü gösteren bir pencere olarak görülüyor.

Piyasa açısından takip edilen soru, yabancı talebin sürdürülebilir olup olmadığı. Faiz oranlarının seviyesi, ABD büyüme görünümü, jeopolitik riskler ve döviz kuru beklentileri, yabancı yatırımcıların portföy tercihlerini etkileyen temel faktörler arasında sayılıyor.

Hazine, bir sonraki TIC yayımlama takviminin Nisan 2026 verileri için 18 Haziran 2026 olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki bültende görülecek eğilimler, özellikle tahvil piyasası ve dolar likiditesi tartışmalarında yeni bir referans noktası oluşturacak.