New York Valisi Kathy Hochul ve Başsavcı Letitia James, Trump yönetiminin New York açıklarındaki büyük bir offshore wind kira anlaşmasını iptal etmesine karşı çok eyaletli dava açıldığını duyurdu. 2 Haziran tarihli açıklamaya göre dava, Attentive Energy sahasının federal yönetim tarafından yeterli yasal süreç işletilmeden iptal edildiği iddiasına dayanıyor.
Eyaletin anlattığı çerçeveye göre söz konusu kira alanı 2022’de yaklaşık 795 milyon dolara satın alınmıştı ve New York City’ye doğrudan enerji taşıması beklenen Attentive Energy One ile New Jersey’e hizmet verecek Attentive Energy Two projelerini destekleyecekti. New York tarafı, bu sahadan vazgeçilmesinin enerji güvenliği, istihdam ve uzun vadeli maliyetler üzerinde büyük sonuç doğuracağını savunuyor.
Hochul yönetimi, Attentive Energy One’ın 25 yıllık ömrü boyunca New York eyaletine 25,6 milyar dolarlık ekonomik fayda ve enerji faturalarında yaklaşık 10 milyar dolarlık tasarruf sağlayabileceğini öne sürüyor. Ayrıca projenin 1.700’ü aşkın yeni iş yaratmasının beklendiği belirtiliyor. Bu nedenle dosya yalnızca çevre veya iklim davası değil; aynı zamanda sanayi, liman, iletim ve işgücü politikası davası olarak sunuluyor.
Eyaletin açıklamasına göre İçişleri Bakanlığı mart ayında, daha önce yıllar süren inceleme ve onaydan geçmiş kira sahasını ulusal güvenlik gerekçesiyle ani biçimde iptal etti. New York tarafı ise bu gerekçenin yeterince somutlaştırılmadığını, yasanın öngördüğü duruşma ve fayda-zarar değerlendirmelerinin yapılmadığını savunuyor. Dava, Outer Continental Shelf Lands Act ile Judgment Fund Act’in ihlal edildiği tezini öne çıkarıyor.
Hukuki tartışmanın merkezindeki daha siyasi soru ise federal yönetimin offshore wind karşıtı çizgisini idari araçlarla ne kadar ileri taşıyabileceği. New York, bu işlemin teknik kamu yararı analizinden çok siyasi tercih sonucu yapıldığını iddia ediyor. Trump yönetiminin rüzgar projelerine karşı daha önce attığı adımlar düşünüldüğünde, dava enerji politikasının mahkeme önündeki yeni büyük cephesi haline gelebilir.
New York City açısından konu son derece somut. Kentin artan elektrik talebi, binaların elektrifikasyonu, toplu taşıma yükü ve iklim hedefleri nedeniyle yeni kaynak ihtiyacı büyüyor. Offshore wind, eyaletin temiz enerji karışımında özellikle aşağı eyalet için önemli bir rol oynaması beklenen seçeneklerden biriydi. İptal kalıcı hale gelirse bu boşluğun başka kaynaklarla, muhtemelen daha pahalı ya da daha karbon yoğun yollarla doldurulması gerekecek.
Davaya Connecticut, Maine, Massachusetts, New Jersey, Rhode Island ve Vermont’un da katılması, konunun tek bir proje anlaşmazlığından öte bölgesel enerji dengesi başlığına dönüştüğünü gösteriyor. Kuzeydoğu eyaletleri uzun süredir offshore wind tedarik zincirine liman yatırımı, montaj ve iletim planları bağlamış durumda. Bu nedenle kira iptali, yalnızca bir şirketin zararına değil, çok eyaletli planlamanın bozulmasına yol açabilir.
Şimdi gözler federal mahkemenin davayı nasıl ele alacağında. Eğer New York koalisyonu yürütmeyi durdurma veya iptali geri çeviren bir karar alırsa, bu dosya enerji projelerine karşı yürütülen federal müdahaleler için önemli emsal oluşturabilir. Tersi durumda ise eyaletler, enerji dönüşümünde artık sadece piyasa değil doğrudan Washington kaynaklı siyasi belirsizlikle de yaşamak zorunda kalacak.






