İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DOJ, Arizona State University’nin DEI uygulamaları için Title VI soruşturması açtı

ABD Adalet Bakanlığı Sivil Haklar Birimi, 3 Haziran 2026 tarihinde Arizona State University’nin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları hakkında federal soruşturma açtığını duyurdu. Kurumun açıklamasına göre soruşturma, üniversitenin öğrencilere ırk, renk ya da ulusal köken temelinde eşit davranmadığını ileri süren görüntüler ve iddiaların ardından başlatıldı.

Bakanlık, dosyayı 1964 tarihli Civil Rights Act’in Title VI bölümü kapsamında yürütüyor. Bu hüküm, federal fon alan yükseköğretim kurumlarının öğrencilerine ırk, renk ya da ulusal köken temelinde ayrımcılık yapmasını yasaklıyor. Adalet Bakanlığı, Arizona State University’nin büyük bir federal kaynak alıcısı olduğuna işaret ederek incelemenin hukuki zeminini özellikle vurguladı.

Resmi açıklamaya göre soruşturma yalnızca tek bir etkinlik ya da tekil kampüs uygulamasıyla sınırlı kalmayacak. Bakanlık; üniversitenin kabul süreçleri, öğrenci kazanımı, burs programları, etüt ve destek hizmetleri ile eğitim desteği sağlayan başka uygulamalarında DEI politikalarının hukuka aykırı ayrımcılığa yol açıp açmadığını inceleyecek. Bu kapsam, soruşturmanın idari değil sistemik bir denetim şeklinde ilerleyebileceğine işaret ediyor.

Adalet Bakanlığı aynı açıklamada henüz nihai bir sonuca ulaşılmadığını da belirtti. Bu ayrıntı önemli, çünkü şu aşamada Washington’ın yaptığı şey bir ihlal kararı ilan etmek değil, resmi soruşturma başlatmak. Buna rağmen federal hükümetin son dönemde üniversite kampüslerinde ırk temelli veya kimlik odaklı programlara daha saldırgan bir denetim yaklaşımı benimsediği görülüyor.

ABD genelinde bu dosya, yükseköğretim kurumlarının DEI başlığı altında sürdürdüğü burs, öğrenci destek ve kampüs katılım programları üzerinde caydırıcı etki yaratabilir. Birçok üniversite son birkaç yıldır mahkeme kararları, eyalet yasaları ve federal baskılar nedeniyle dilini ve uygulama modelini gözden geçiriyordu. Arizona State dosyası, bu yeniden konumlanmanın daha da hızlanabileceğini düşündürüyor.

New York’taki üniversiteler ve özel yükseköğretim kurumları açısından haber doğrudan önem taşıyor. Columbia, CUNY, SUNY ve eyaletteki çok sayıda özel kampüs, hem federal fonlara bağımlı hem de çeşitlilik odaklı öğrenci hizmetleri geliştiren yapılar. Bu nedenle Arizona’daki soruşturmanın kapsamı, New York’taki yöneticilerin kendi programlarını hukuki risk açısından yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.

Soruşturmanın siyasi boyutu da güçlü. Trump yönetimi ve muhafazakâr hukuk çevreleri, son dönemde DEI uygulamalarını sık sık tersine ayrımcılık tartışmasının merkezine yerleştiriyor. Üniversiteler ise çoğu zaman bu programları tarihsel eşitsizlikleri azaltma ve kampüs erişimini genişletme aracı olarak savunuyor. Dolayısıyla dosya sadece hukuki değil, Amerikan üniversite modelinin nasıl tanımlanacağına ilişkin daha geniş bir kültürel çekişmenin parçası haline geliyor.

Önümüzdeki dönemde gözler Arizona State University’nin nasıl yanıt vereceğinde ve Adalet Bakanlığı’nın soruşturmayı belge talebi, anlaşma baskısı ya da dava aşamasına taşıyıp taşımayacağında olacak. Şimdilik yayımlanan kısa açıklama, federal hükümetin yükseköğretimde DEI başlığını yalnızca söylem düzeyinde değil, doğrudan yaptırım ve soruşturma kapasitesiyle takip ettiğini net biçimde göstermiş oldu.