İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Adalet Bakanlığı, CUNY hakkında ırk ayrımcılığı soruşturması başlattı

ABD Adalet Bakanlığı, 9 Haziran 2026’da yaptığı resmi açıklamada City University of New York hakkında olası ırk ayrımcılığı iddiaları nedeniyle soruşturma başlattığını duyurdu. Bakanlığın Civil Rights Division birimi, CUNY’nin Black Male Initiative adlı sistem çapındaki programının eğitim desteği ve fırsatları özellikle siyah erkek öğrenciler başta olmak üzere belirli ırksal gruplara yönlendirdiği yönünde ihbarlar aldığını bildirdi. Soruşturmanın hukuki dayanağı, federal mali destek alan kurumların ırk, renk veya ulusal köken temelinde ayrımcılık yapmasını yasaklayan 1964 tarihli Civil Rights Act’in Title VI bölümü olarak açıklandı.

Açıklamaya göre Black Male Initiative yalnızca bir öğrenci kulübü ya da sınırlı kapsamdaki mentorluk ağı değil. Programın işe alım, kabul, mali destek, akademik danışmanlık ve profesyonel gelişim gibi başlıklara uzanan daha geniş bir yapı olduğu belirtiliyor. Adalet Bakanlığı tam da bu nedenle programın yalnızca iyi niyetli bir destek mekanizması mı yoksa federal hukuk açısından sorun yaratabilecek biçimde seçici bir kaynak dağıtımı mı olduğu sorusuna odaklanıyor.

Washington’ın kullandığı dil oldukça net. Bakanlık, eğitim kaynaklarının ve fırsatlarının ırka göre dağıtılmasının kabul edilemeyeceğini savunuyor. Ancak aynı açıklamada soruşturmanın henüz bir nihai sonuca ulaşmadığı da özellikle vurgulanıyor. Yani şu aşamada ortada verilmiş bir ihlal kararı değil, CUNY’nin uygulamalarının hukuken incelendiği resmi bir süreç var.

New York açısından bu dosya doğrudan yerel önem taşıyor. CUNY, kentin en büyük kamu yükseköğretim sistemi ve özellikle düşük gelirli, göçmen ve birinci nesil üniversite öğrencileri için temel bir kapı işlevi görüyor. Bu nedenle sistem içindeki herhangi bir programın kabul, burs ya da destek dağılımına ilişkin tartışması yalnızca kampüs içi idari mesele değil, şehirde fırsat eşitliği ve kamu eğitiminin yönü hakkında daha geniş bir tartışma anlamına geliyor.

Tartışmanın daha derin bir katmanı da var. Yükseköğretim kurumları son yıllarda tarihsel olarak geride kalmış gruplara destek sunmak ile bu desteğin hukuki sınırlarını çizmek arasında daha sık sıkışıyor. Bir yanda başarı farklarını azaltmaya dönük hedefli programlar, diğer yanda bu programların hangi ölçütlerle çalıştığına dair giderek sertleşen federal denetim bulunuyor. CUNY dosyası da bu ulusal gerilimin New York’taki en görünür örneklerinden biri olmaya aday.

Öğrenciler, öğretim üyeleri ve sivil hak savunucuları açısından bundan sonra önemli olan, soruşturmanın kapsamının ne kadar geniş tutulacağı olacak. Programın sadece adındaki vurgu mu incelenecek, yoksa fiilen kimlerin hangi kaynaklardan yararlandığına dair ayrıntılı veri mi istenecek, bu henüz net değil. CUNY’nin federal finansman aldığı dikkate alındığında, hukuki ve mali sonuç ihtimali de yakından izlenecek.

Önümüzdeki günlerde gözler hem CUNY yönetiminin vereceği yanıta hem de Adalet Bakanlığı’nın hangi belgeleri ve uygulamaları inceleyeceğine çevrilecek. Şimdilik görünen tablo şu: New York’un en önemli kamu üniversite sistemlerinden biri, ırk temelli kaynak dağıtımı tartışmasının tam merkezine yerleşmiş durumda. Bu da üniversite politikası, sivil haklar ve kamu finansmanı başlıklarının kent gündeminde bir süre daha iç içe ilerleyeceğini gösteriyor.