ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), kratom bitkisinin başlıca psikoaktif bileşiği olan mitragynine için yapılan Investigational New Drug, yani IND başvurusunun FDA tarafından yürürlüğe alındığını duyurdu. NIH’ye göre bu adım, opioid kullanım bozukluğunda mitragynine formülasyonunu değerlendirecek NIH liderliğindeki faz 1 insan güvenlik çalışmasının önünü açıyor.
Kurumun 1 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, araştırma formülasyonunun NIH ile Florida Üniversitesi tarafından geliştirildiği, IND dosyasına giden preklinik çalışmaların da NIH’nin National Center for Advancing Translational Sciences ile National Institute on Drug Abuse birimleri tarafından desteklendiği belirtildi. Şimdiye kadar söz konusu bileşik laboratuvar ve hayvan çalışmalarında incelenmişti; insanlar üzerinde kontrollü güvenlik değerlendirmesine ise henüz geçilmemişti.
NIH, kratomun son yıllarda opioid yoksunluğu, ağrı ve başka bazı şikayetler için gayriresmi olarak kullanıldığına dair bildirimler bulunduğunu, ancak bitkinin karmaşık kimyasal yapısı nedeniyle klinik kullanım iddialarının dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Açıklamaya göre araştırmacılar, potansiyel terapötik etkinin özellikle mitragynine bileşiğinin vücuttaki dönüşüm süreçleriyle ilişkili olabileceğini düşünüyor.
Ajansın planladığı çalışma, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü bir faz 1 tasarımına dayanacak. Amaç, bileşiğin insanlarda güvenliği ve tolere edilebilirliği hakkında ilk sistematik veriyi üretmek. Bu aşama, ilacın işe yarayıp yaramadığını doğrudan kanıtlamaktan çok, daha ileri klinik aşamalara geçilip geçilemeyeceğini belirlemek açısından kritik kabul ediliyor.
ABD’de opioid krizinin ölçeği düşünüldüğünde, yeni tedavi seçeneklerine yönelik her resmi araştırma hamlesi dikkatle izleniyor. Mevcut tedaviler birçok hasta için etkili olsa da, erişim sorunları, bırakma oranları ve bireysel yanıt farklılıkları nedeniyle yeni araçlara ihtiyaç olduğu sık sık dile getiriliyor. NIH de açıklamasında, tarihsel olarak yüksek seyreden aşırı doz ölümleri nedeniyle tedavi seçeneklerinin genişletilmesinin bir halk sağlığı önceliği olduğunu vurguladı.
Bununla birlikte, kratom ABD’de uzun süredir tartışmalı bir başlık. Destekleyenler bitkinin bazı kişilerde yoksunluk belirtilerini hafiflettiğini söylerken, eleştirenler doz standardı bulunmayan ürünlerin güvenlik risklerine dikkat çekiyor. NIH’nin izlediği yol, bu tartışmayı piyasadaki düzensiz ürünler üzerinden değil, saflaştırılmış bir bileşiğin kontrollü klinik değerlendirmesi üzerinden yürütmeyi hedefliyor.
New York ve genel olarak ABD’de bağımlılık tedavisi alanında çalışan klinikler için asıl önemli nokta, kamu destekli araştırmanın resmi bir klinik eşiği geçmiş olması. Faz 1 olumlu sonuç verse bile yolun uzun olduğu açık: daha büyük hasta gruplarıyla etkinlik, doz, yan etki profili ve diğer tedavilerle karşılaştırma gerekecek.
Şimdilik NIH’nin açıklaması, mitragynine için bir tedavi onayı anlamına gelmiyor. Ancak kurumsal düzeyde atılan bu adım, opioid kullanım bozukluğuna karşı geliştirilebilecek alternatif farmakolojik yaklaşımlar konusunda Washington’da ve tıp çevrelerinde yeni bir tartışma başlatmış durumda.






