ABD Adalet Bakanlığı, Romanya vatandaşı iki kardeşin çok eyaletli SNAP yardım dolandırıcılığı dosyasında federal mahkemede suçunu kabul ettiğini duyurdu. Marian Ovidiu Dumitru ve Catalin Dumitru, Western District of North Carolina’da wire fraud suçlamasını kabul etti.
DOJ açıklamasına göre iki sanık, ABD’de yasal statüleri olmadan farklı yerlerde yaşarken, New Jersey, Massachusetts ve başka eyaletlerdeki SNAP programlarını hedef alan bir kimlik hırsızlığı ağına katıldı. Savcılık, program zararının 760 bin doları aştığını bildirdi.
Mahkeme kayıtlarına göre ağ, ATM’ler, yakıt pompaları ve başka noktalara yerleştirilen skimming cihazlarıyla elektronik yardım kartı verilerini ele geçirdi. Çalınan bilgiler daha sonra sahte kartlara yüklenerek büyük üyelik marketlerinde toplu ürün alımlarında kullanıldı.
DOJ, sanıkların kahve, şekerleme, enerji içeceği ve bebek maması gibi ürünleri binlerce dolarlık alışverişlerle satın aldığını, ardından bu ürünleri taşıdığını, yeniden sattığını veya satmayı amaçladığını aktardı. Bazı işlemler North Carolina’daki Gastonia ve Pineville bölgelerinde gerçekleşti.
Göçmenlik kategorisindeki haberin önemi, federal dosyanın hem kamu yardımı dolandırıcılığı hem de göçmenlik statüsü başlıklarını birlikte içermesidir. Ancak suçlamalar bireysel sanıklara yöneliktir; herhangi bir topluluk hakkında genelleme yapılmamalıdır.
SNAP gibi programlar düşük gelirli hanelerin gıda güvenliği için kullanılıyor. Kart verilerinin çalınması, yalnızca kamu bütçesine zarar vermekle kalmaz; yardım alan ailelerin market alışverişi yapamaması ve temel ihtiyaçlarına erişememesi gibi doğrudan sonuçlara yol açabilir.
Sanıkların her biri wire fraud için en fazla 20 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olabilir. Nihai cezayı federal yargıç, ABD ceza yönergeleri ve dosyadaki yasal faktörleri değerlendirerek belirleyecek; açıklamada ceza tarihinin henüz belirlenmediği bildirildi.
ABD’deki Türkçe okurlar için pratik sonuç, EBT veya yardım kartı kullanan kişilerin kart okuyucularını kontrol etmesi, olağan dışı işlem gördüğünde hızlı bildirim yapması ve resmi kurum dışındaki taleplere dikkat etmesidir. Ceza aşamasında mahkemenin zarar miktarı, mağduriyet ve sanıkların rolüne ilişkin değerlendirmesi belirleyici olacak.
SNAP dolandırıcılığı vakalarında zarar gören kişiler çoğu zaman düşük gelirli aileler olduğu için etki yalnızca mali tablolara yansımıyor. Kart bakiyesi boşaltılan bir hane için birkaç günlük gecikme bile gıda erişiminde ciddi sorun yaratabiliyor.
Skimming yöntemi, fiziksel kart altyapısının güvenlik açıklarını kullandığı için market, benzin istasyonu ve ATM gibi günlük alanları riskli hale getiriyor. Kullanıcıların kart yuvasında gevşek parça, olağan dışı kaplama veya gizli kamera belirtisi görmesi halinde işlem yapmaması gerekiyor.
Kamu yardımı programlarının güvenilirliği, vergi mükellefi desteği ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin korunması açısından kritik. Federal soruşturmalar, hem organize ağları cezalandırmayı hem de eyalet programlarının zayıf noktalarını tespit etmeyi amaçlıyor.
Göçmenlik boyutu, sanıkların statüsü nedeniyle dosyada yer alsa da suçun temel unsuru kamu yardımı kartlarından veri çalınması ve bu verinin alışverişte kullanılmasıdır. Ceza kararı, statüden çok suç kabulü, zarar ve rol dağılımı üzerinden şekillenecek.
Eyalet kurumları için bu tür vakalar, yardım kartı teknolojisinin güçlendirilmesi ve mağdurların hızlı biçimde bakiye iadesi alabilmesi konusunda baskı yaratıyor. Güvenlik açığı kapatılmadığında aynı yöntem farklı eyaletlerde tekrar kullanılabiliyor.






